Batman'lı Fırat YAVUZ
Değerli dostumuz kalem erbabı hemeşehrimiz artık bizimle
FAIROUZ
Hep ötelerdeydi hayat…Dört yanı tepelerle kuşatılmış, mavi gök altındaki küçük taşra şehrimin…ötesinde,Başka hayatlarda vardı evet, bunu büyüdükçe anlıyordum…Sesler, resimler, düşler, başka hayatlar,O günlerden şu an belleğimde kalan en çok da bir sesti, bugün beni o günlere götüren…Sesi, radyomuzun kısa dalgalı frekansından odalarımıza dağılıyordu yüzünü görmesem de,melankoli diye bir ruh hali varsa ki vardır; melankolimin derinlerinde o sesin de bir payı oldu…Hey gidi güzel Faırouz-Feyruz/ ne güzel zamanlardı onlar…Mahmut Derviş’in dizelerindeki gibi,Kaydet, ben bir Arabım...Kart numaram elli bin...
Sekiz çocuğum var...
Dokuzuncusu önümüzdeki yaz geliyor.Der gibi dünyanın suratına inen hüzünlü bir çığlıktı o…21 Kasım 1935'te Kuzey Lübnan'daki Cebel Alarz'ın Ddayeh Köyü'nde dünyaya gelmişti. Gerçek adı Nuhad Haddad'dı. Babası Vadi Haddad, Mardin’den Lübnan'a göç etmiş bir Süryani'ydi. Lisa El- Bustani ise Yunan Ortodoks kilisesine bağlı bir Maruni ailesinin kızı. Çok yoksullardı. Beyrut'a göç etmiştiler ardından. Başkentin varoşlarından Zukak'ta mutfağını komşularıyla ortaklaşa kullandıkları bir eve...
Baba matbaa dizgicisi olarak çalışıp kalabalık (altı kişilik) ailesine bakmak için çırpınıyordu; ama aydın biriydi. Çocuklarının okuması için boğazından kesti yıllarca. Feyruz, daha küçük bir çocukken müziğe merak sarmıştı; ailesi o kadar yoksuldu ki değil bir radyo almak, uçak gibi bir oyuncağa sahip olmak uzak bir hayaldi onlar için. Feyruz, kardeşlerine bakarken, bir yandan da kulağını duvara yapıştırıp komşunun radyo’sundan yükselen şarkıları belleğine kazıyordu müzik aşkıyla.
Mucizeler yalansa bile onunki gerçek oldu, okulun yılsonu şenliğinde koroda şarkı söylerken, akranlarının hepsini bastıran sesi birinin dikkatini çekti. O biri, kompozitör Muhammed Fleyfel'di. Yıl 1947. Feyruz'u elinden tuttuğu gibi Beyrut Konservatuarı’na götürdü. Genç kızı kısa sürede konservatuar korosuna aldılar. O koronun konserlerinden birinde, 'yıldız avcısı' diye ünlenen Lübnan Radyosu Müdürü, söz yazarı ve besteci Halim El-Rumi'yi yerinden zıplamış.
"Allah'ım bu kadar güzel, bu kadar büyüleyici bir ses olabilir mi?" diye tekrarlayıp durmuştu. Konser sonrası hemen Beyrut Radyosu'nun kadrolu sanatçısı yaptı onu. Ona sahne adı Feyruz'u veren de o oldu, ilk şarkılarını besteleyen de. Halim El-Rumi, Feyruz'u Beyrut Radyosu'na almakla kalmadı; genç kuşağın en yetenekli bestecilerinden Assi El-Ruhbani ile tanıştırdı. Assi, kardeşi Mansur'la birlikte Lübnan müziğini Mısır'ın etkisinden kurtarmak iddiasıyla kolları sıvamıştı.
İyi bir grup oldular. Müzik arkadaşlığı hayat arkadaşlığına dönüştü: 19 yaşındaki Feyruz ile Assi El-Ruhbani, 1954'te evlendi. Sonuna kadar da mutlu oldular. Assi'nin 1986'da ölümüne kadar... Dört çocukları oldu. Biri doğuştan özürlüydü, biri de çok küçük yaşta dünyadan ayrılacaktı. Üçlü, yani Feyruz, Assi ve Mansur daha ilk şarkılarıyla Lübnan'da kasırga gibi esmeye başladı. Çünkü bir devrim yapmışlardı: Klasik, bezginlik verecek kadar tekrarlanmış konuları, ezgileri, ritimleri ve makamları bir yana bırakmışlar; Batı'nın çok sesli müziğinin motifleriyle süslü yepyeni bir akım başlatmışlardı.
Muhafazakârlar "Lübnan müziğini katlediyorlar," diye feryat ediyorlardı; yenilikçiler ise bu tepkilere "Lübnan müziğini yeniden yaratıyorlar," karşılığını veriyorlardı. Bu arada Feyruz ile El- Ruhbani kardeşlerin şanları çığ gibi büyüyordu. Artık Lübnan sınırlarını aşmışlar, tüm Arap âleminde ünlenmişler, oradan dört yanı tepelerle kuşatılmış mavi gök altındaki küçük taşra şehrime, radyomdan odama yalnızlığıma sabır olmuştular; yıllar sonra yüzünü gördüm bir fotoğraftan ‘’bu kadar mı güzel olur bir kadın yüzü’’diye iç geçirmiş ve Beyoğlu’nda onlarca müzik dükkanını dolaştıktan sonra bir de albümünü almıştım… Dip-not; Feyruz’un ezgileri dinlenilirken yazılmıştır bu güzelleme… Saygı ile anıyorum.
Fırat YAVUZ



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yazılmış):
Yorum Yaz