AK Parti kendi katiline mi hayran?
12 Eylül yasalarıyla bugün sanık sandalyesine oturtulan AKP'nin 12 Eylülcü reflekslerini nasıl okumak gerekiyor?
"12 Eylül zihniyetinin hedefi ve kurbanı olan, o dönemin yasaklarıyla bugün sanık sandalyesine oturan AKP'nin de 12 Eylül'cü davranışları sahiplenmesini anlamak pek kolay değil"
Yukarıdaki satırların yazarı Taraf Gazetesi'nden Ahmet Altan. Altan, İstanbul'da bugün yaşanan savaş manzaralarından kalkışarak AKP'ye sert eleştiriler yöneltti.
İşte Altan'dan zehir-zemberek satırlar:
- Hangi ruh hali onların 12 Eylül yasaklarını bu kadar iştahla kucaklamasına neden oluyor?
- Yasaklaanmak istenen bir partinin, başkalarını yasaklamaya böyle istekle koşmasının anlamı ne?
- Kendisi yasakların hedefi olan AKP'nin yasaklamaya ruhen bu kadar yatkın olması herhalde bu ülkenin bitmez tükenmez çelişkilerin bir parçası
- Öyle olmasa 1 Mayıs krizi böylesine beceriksizlikler zincirine dönüştürülür müydü?
AKP İŞÇİ DÜŞMANI MI?
AK Parti'nin takiyyeyi şeriatla değil de gizli 12 Eylülcü ruhuyla yaptığını savunan Ahmet Altan, sert ifadelerini şöyle sürdürdü:
- AKP işçi düşmanı mı?
- Düşmansa niye düşman?
- Yoksa bu yasaklarla ne kadar güçlü bir iktidar olduğunu mu göstermek istiyor?
- Kapatılmak istenen bir parti, gücünü 'meydanları kapatarak' mı gösterir?
- Neden AKP, her yanı yasaklarla donatan 12 Eylül zihniyetiyle hesaplaşmak yerine, o yasakların bir parçası olmayı tercih ediyor?
Bu yasaklar 12 Eylül ruhunu besliyor.
AKP'nin 'takiyye' yaptığı söylenir hep.
Eğer takiyye yapıyorsa bence bunu 'şeriat' için yapmıyor, ruhundaki o gizli "12 Eylülcülü" saklamak için yapıyor.
Çünkü her kriz anında ilk tepkisi aynı 12 Eylül gibi yasaklamak oluyor.
Yasak dışında bir çözüm aramıyor.
Kendi katiline hayran olan, kendi katilini besleyen zavallı bir kurban gibi.
Baskıcılığın ve despotluğun propagandasını üstleniyor.
Yukarıdaki satırların yazarı Taraf Gazetesi'nden Ahmet Altan. Altan, İstanbul'da bugün yaşanan savaş manzaralarından kalkışarak AKP'ye sert eleştiriler yöneltti.
İşte Altan'dan zehir-zemberek satırlar:
- Hangi ruh hali onların 12 Eylül yasaklarını bu kadar iştahla kucaklamasına neden oluyor?
- Yasaklaanmak istenen bir partinin, başkalarını yasaklamaya böyle istekle koşmasının anlamı ne?
- Kendisi yasakların hedefi olan AKP'nin yasaklamaya ruhen bu kadar yatkın olması herhalde bu ülkenin bitmez tükenmez çelişkilerin bir parçası
- Öyle olmasa 1 Mayıs krizi böylesine beceriksizlikler zincirine dönüştürülür müydü?
AKP İŞÇİ DÜŞMANI MI?
AK Parti'nin takiyyeyi şeriatla değil de gizli 12 Eylülcü ruhuyla yaptığını savunan Ahmet Altan, sert ifadelerini şöyle sürdürdü:
- AKP işçi düşmanı mı?
- Düşmansa niye düşman?
- Yoksa bu yasaklarla ne kadar güçlü bir iktidar olduğunu mu göstermek istiyor?
- Kapatılmak istenen bir parti, gücünü 'meydanları kapatarak' mı gösterir?
- Neden AKP, her yanı yasaklarla donatan 12 Eylül zihniyetiyle hesaplaşmak yerine, o yasakların bir parçası olmayı tercih ediyor?
Bu yasaklar 12 Eylül ruhunu besliyor.
AKP'nin 'takiyye' yaptığı söylenir hep.
Eğer takiyye yapıyorsa bence bunu 'şeriat' için yapmıyor, ruhundaki o gizli "12 Eylülcülü" saklamak için yapıyor.
Çünkü her kriz anında ilk tepkisi aynı 12 Eylül gibi yasaklamak oluyor.
Yasak dışında bir çözüm aramıyor.
Kendi katiline hayran olan, kendi katilini besleyen zavallı bir kurban gibi.
Baskıcılığın ve despotluğun propagandasını üstleniyor.
Kaynak:
taraf
taraf


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yazılmış):
Yorum Yaz